|
|
| Arkeoloji
ve tarih; Peru
denilince ilk akla gelen kuşkusuz İnka uygarlığı.
Ancak herşey İnkalar'la başlamadı. Güney
Amerika, bu uygarlık öncesi erken Kolombiya kültürlerine
tanıklık etti. Peru arkeolojik sitlerinin ilk
araştırma ve tanıtımları, 1870'lerde
Peru'ya giden İngiliz arkeolog EG Squier tarafından
yapıldı. Birbiri ardına kurulan medeniyetler,
her seferinde bir öncekini yok ederek gelişti. Hiçbirinin
yazılı dili olmadığından, bulgular
arkeologların söylemleri ve kazılardan elde edilen
sonuçlar üzerine kuruldu. En az Meksika, Mısır,
ya da Akdeniz uygarlıkları kadar heyecan verici
olan Peru kültürü, ziyaretçileri büyüleyecek kadar
zengin. Lima'daki Museo De La Nacion'da sergilenen keramik
parçaları, kumaş örnekleri ve diğer sanat
eserleri son derece iyi korunmuş. |
| Erken
Keramik Dönem; Yeni
Kıta'da insan yaşamına ait bulunan en eski
kanıtlar, günümüzden 32.000 yıl öncesine dayanır.
Bu durum, insanoğlunun bundan 20,000 yıl önce
Bering Boğazı'ndan geçip kıtaya yayıldığı
tezini çürütmekte. Peru'daki ilk insan toplulukları,
günümüzden 14,000 yıl önce yaşamış avcı
ve toplayıcı Ayacucho'lardı. Bu insanlar,
M.Ö. 4000'lere kadar bu coğrafya üzerinde aynı
yaşam tarzını sürdürmüş. Bir sonraki
dönemde, tarım ve balıkçılığı
öğrenen insanoğlu, yerleşik hayat düzenine
geçer. |
| Alt
Oluşum Dönemi;
M.Ö. 2000 - 1000 yılları arasına denk gelen
bu dönemde, keramik süsleme, dokuma, balıkçılık,
at yetiştirme, tarım ve sulama teknikleri geliştirildi. |
| Erken
Ufuk;
M.Ö. 1000 - 300 arası kabul edilir. Sanat ve din pek
çok yerde neredeyse eş zamanlı olarak kendisini
gösterir. Bu da insanlar arasındaki hızlı
etkileşim ve iletişimin sonucudur. Bu dönem
Chavin De Huantar ören yerine atfen Chavin Ufku olarak da
adlandırılır. |
| Erken
Orta Dönem;
Chavin dönemini izleyen 500 yıl boyunca, birçok kültür
aynı anda gelişti. M.S. 100 - 700 arası Klasik
Dönem, Mocheve ve Nazca kültürleriyle kendini gösterir.
Lima'nın 30 km güneyindeki Pachachamac kültürü de aynı
döneme ait. |
| Orta
Ufuk;
M.S 6. yy'da, kıyı bölgelerini etkileyen kuraklık,
Moche'nin yok olmasına neden oldu. 600 - 1000 yılları
arası, Wari'ler Peru'nun hemen tamamını ele
geçirdiler. Aman vermediler, kendi kültürlerini
dayattılar ve eski izleri sildiler. Böylece M.S. 700
- 1100 arasında Peru'nun tamamında Wari kültürü
etkili oldu. |
| Geç
Orta Dönem;
Wariler uyguladıkları baskı rejimi nedeniyle
pek sevilmiyorlardı. M.S. 1000'lerde merkezi güç
ortadan kalktı ve bağımsız bir çok küçük
bölgesel devlet türedi. Bunların arasında en meşhuru
Trujillo bölgesindeki Chimu krallığıdır.
Aynı döneme denk gelen Chachapoyas, Chanchay, Ica-Chincha,
Chanka kültürleri değişik bölgelerde hüküm sürdü. |
| İnka
İmparatorluğu;
Tüm ihtişamına rağmen, İnka İmparatorluğu
yalnızca 100 yıl ayakta kaldı. M.S. 1430'larda
Cuzco yöresinde organize olan, imparatorlarının
güneşten indiğine inanan ve Tahuantinsuyo (dört
bölgenin ülkesi) adıyla büyüyen İnkalar, hem Peru'daki
hem de And'ların ötesindeki Kolombiya, Şili, Bolivya
ve Arjantin uygarlıklarını fethetmişlerdir.
Kendilerinden önce Wari'lerin yaptığı gibi,
onlar da kültürlerini sınır tanımadan yerli
halka empoze etmişlerdir. İspanyolların gelişine
kadar, hemen hemen tüm Ant uygarlık ve alt kültürlerini
İnka hakimiyetinde birleştirmeyi başarmışlardır. |
| İspanyol
İşgali;
Kolomb'un 1492'de karaya ayak basmasının hemen
ardından, İspanyollar süratli bir şekilde,
Orta Amerika, Karaip Adaları, Meksika ve Aztek ve Maya
topraklarını işgal etti. Daha sonra gözlerini
güneye çevirdiler. Francisco Pizarro İnkalar'ın
zenginliğini keşfedince, peşlerine düştü,
ve İnka İmparatorunu yakalayıp İspanyol
hakimiyetini kurana dek vazgeçmedi. |
| Kolonileşmiş
Peru; İnkaların
başkenti Cuzco olmasına karşın, İspanyollar
için limanı olmayan bir koloni başkenti düşünülemezdi.
1535'de Pizarro tarafından Lima kenti kuruldu. İnkalar
karşı koysa da kontrolü ele geçirmeyi başaramadılar.
Lima başkent, Cuzco ise bir sanat merkezi olarak kaldı.
Ülkeyi idare eden valiler, doğrudan İspanya Kralı
tarafından atanmaktaydı. 200 yıl boyunca
ülke çalkantılardan uzak görünse de, İspanyol
egemenliği ancak sertlikle ayakta tutulmaktaydı.
Aşağılanan yerel halkın 1780'deki ayaklanması
kanlı bir şekilde bastırıldı. |
| Özgürlük
Dönemi;
19. yy'ın ilk yarısında İspanyol kolonilerinde
yaşayan halklar, İspanya'nın koyduğu
yüksek vergi oranlarına karşı ayaklandı.
José De San Martin, Şili ve Arjantin'i bağımsızlığa
kavuşturdu ve 1821'de Lima'ya girdi. Aynı dönemde
Simon Bolivar, Venezuela ve Kolombiya'da egemenlik kurdu
ve yandaşı Sucre'u 1822'de Ekvator'a gönderdi.
San Martin, Ekvator'da yapılan görüşmeler sonrasında
Fransa'ya dönüp orada yaşamaya karar verirken, Bolivar
ve Sucre, Peru'nun bağımsızlığı
için savaşmaya devam ettiler. |
| Devam
eden kargaşalar;
Kazanılan bağımsızlık uzun süre
korunamadı. İspanya ile 1866'da yeniden bir savaş
yaşandı. Savaş kazanıldı kazanılmasına,
ancak hemen sonrasında (1879-1883 yılları
arasında) bu kez Şili ile savaş başladı.
Nitrat zengini Atacama Çölü yüzünden çıkan savaşı
Şili kazandı, ve Peru güney sahil kesiminin büyük
bölümünü 1929 yılına dek Şili'ye bıraktı. |
| Ekvator
ile anlaşmazlık;
1941'de Ekvator'la sınır anlaşmazlığı
yaşayan Peru, Amazon ve Loreta bölgelerini sınırlarına
kattı. 1995'de küçük çaplı bir çatışma
yaşansa da, statüko değişmedi. Anlaşmazlık,
1998'de Peru'nun Ekvator'a Amazonlara giriş serbestisi,
ve küçük bir bölgenin kontrolünü vermesiyle son buldu. |
|
| Askeri
dikta rejimleri ve hükümet darbelerine sahne olan ülkede,
1980 yılında Belaunde Terry'nin başkanlığa
seçilmesiyle sivil otorite dönemi başlar. 1985'de Alan
Garcia Perez dönemi ve sonrasında, sıkıntılı,
ekonomik buhranların yaşandığı bir
ülke haline gelir Peru. 1980 ve 90'lı yıllarda enflasyon
%10.000'lere kadar çıkar. |
| Sosyo
ekonomik durum, 52 yaşında bir Japon göçmen ailesinin
oğlu olan Alberto Fujimori'nin, 1990 seçimlerini kazanmasından
sonra iyileşme belirtileri gösterir. Sıkı para
politikası, Fujimori döneminin ilk yıllarında
ciddi sıkıntılara ve temel ürünlerde inanılmaz
fiyat artışlarına neden olur. Ard arda gelen
yapısal reformlar sonucu, fiyatlar kontrol altına
alınır ve tekelleşmenin önü kesilir.
Amerikan dolarına endeksli yeni bir para birimine geçilir.
Önceki iktidarlardan miras kalan ekonomik tablo, terörizm,
uyuşturucu ticareti, ve devlet kademelerindeki yozlaşma,
Fujimori'yi katı kurallar koymaya zorlar. Devlet içindeki
tüm muhalefete rağmen, halk desteğiyle önemli ilerlemeler
kaydeder. Demokratik bir seçimle, 60 senatörlü ve 180 vekilli
yeni bir parlamento kurulur, ve Fujimori'nin partisi Cambio
büyük bir çoğunlukla meclise girer. Teröristler için
idam cezası, başkanlar için arka arkaya iki dönem
seçilme gibi önemli yasalar meclisten geçirilir. Enflasyon
%10.000'lerden %20'lere geriler. |
| 1996
nüfus sayımı sonrası ortaya çıkan tablo,
halkın büyük kesiminin hala yoksulluk sınırında
veya altında yaşadığını göstermekteydi.
1995'te yapılan seçimlerde Fujimori, eski BM Genel Sekreteri
Javier Perez de Cuellar'a karşı % 64 oyla seçimleri
tekrar kazanır. Ve zafer sonrası ilk demecinde,
bundan sonraki savaşın yoksulluğa karşı
olacağını söyler. Aile planlaması ve doğum
kontrolü konusunda Katolik kilisesi ile işbirliği
içinde önemli adımlar atılır. Tupac Amaru gerillalarının
Japon Elçiliği'ni basıp yüzlerce kişiyi rehin
alması ile başlayan olaylar, Fujimori'nin popülaritesini
zedeler. 1999'da emekli polis generali Ketin Vidal'in adaylığını
koyması, ve ardından 2000 seçimlerinde Alejandro
Toledo'nun başkan seçilmesiyle yeni bir dönem başlar. |
--------------------------------------------------------------------------------------------------- |
|
|